Sumitomo Rubber Ako
20° Kapalı
  • EURO
  • DOLAR

“Çankırı’yı, tanıtmak ve yansıtmak benim için en büyük mutluluk kaynağı”

Çankırı Belediyesi çalışanlarından Hilal Eldivan medrese hakkında gazetemize bilgiler verdi. Medreseyi ziyaretçilere anlatmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Eldivan, “Akşam olup evime göndüğümde medreseyi ve Çankırı’yı hakkıyla tanıtmanın ve huzuru içerisinde oluyorum. Çankırı’yı, medreseyi tanıtmak ve yansıtmak benim için en büyük mutluluk kaynağı” dedi. Çankırı’da Yeni Gün Çankırı’nın tarihi mekanları içerisindeki en değerli yapılardan birisi olan […]
Çankırı'da Yeni Gün - Furkan Koçumoğlu - Bölgesel - 29 Kasım 2021 09:38 A A

Çankırı Belediyesi çalışanlarından Hilal Eldivan medrese hakkında gazetemize bilgiler verdi. Medreseyi ziyaretçilere anlatmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Eldivan, “Akşam olup evime göndüğümde medreseyi ve Çankırı’yı hakkıyla tanıtmanın ve huzuru içerisinde oluyorum. Çankırı’yı, medreseyi tanıtmak ve yansıtmak benim için en büyük mutluluk kaynağı” dedi.


Çankırı’da Yeni Gün

Çankırı’nın tarihi mekanları içerisindeki en değerli yapılardan birisi olan Buğday Pazarı (Hazımiye) Medresesi, Çankırı’nın adeta geçmişini yansıtıyor.

Çankırı Belediyesi çalışanlarından Hilal Eldivan medrese hakkında gazetemize bilgiler verdi.

Büyük Müftü Sofuzade Mustafa Hazım Bey

Eldivan, medresenin Sofuzade Mustafa Hazım Bey tarafından yapıldığını belirterek, ” Buğday Pazarı Medresesi, aslen Çankırılı olan Sofuzade Mustafa Hazım Bey tarafından yaptırılmıştır. Sofuzade Hazım Bey, ilkokul eğitimini Çankırı Ünür Köyü’nde, ortaokul eğitimini ise Çankırı-Merkez’de almıştır. Daha sonra gönemin Fen Lisesi seviyesinde olan İstanbul Fatih Medresi’nde eğitimini tamamlamıştır. Burada müftü olarak eğitimini almış ve din ve Fıkıh konusunda başarılı olduğu için İstanbul’da Büyük Müftü ünvanını almıştır. Bu ünvanı almasından sonra da 1875 yılında Çankırı’ya müftü olarak tayin edilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Sofuzade Mustafa Hazım Bey’in Çankırı’ya tayin edilmesinden sonra Hazımiye Vakfı’nı kurduğunu dile getiren Hilal Eldivan, “Sofuzade Mustafa Hazım Bey Çankırı’ya tayin olduktan sonra Hazımiye Vakfı’nı kurarak Buğdaypazarı Cami’nin etrafındaki evleri satın almış ve 1876 yılında Buğdaypazarı Medresesi’ni yaptırmıştır. Daha sonra medresede bulunan alt kattaki dükkanları  kiraya vermiş ve kira gelirleri ile de medresede bulunan öğrencilerin, molla ve müderrislerin ihtiyaçlarını karşılamıştır” dedi.

Sofuzade Hazım Bey’in yetiştirdiği öğrencilere icazetname verdiğini söyleyen Eldivan, “Sofuzade Hazım Bey, medresede yetiştirdiği öğrencilerine icazetname vermiştir. Çankırı’da bir takım iftiralar sonucunda 1 yıllığına görevinden alınmıştır. Hazım Bey’in masum olduğuna inanan Çankırılılar saraya giderek Hazım Bey’in masum olduğunu ve yeniden yargılanmasını istemişlerdir. Ve talepeleri de gerçekleşerek Hazım Bey yeniden yargılanmıştır. Yargılama sonuncuda suçsuzluğu ispatlanan Mustafa Hazım Bey yeniden görevine dönmüştür. Hazım Bey, emekliliğinin ardından İstanbul’a yerleşmiştir” şeklinde konuştu.

“Bir çoğu şehit olduğu için geri dönemedi”

Mustafa Hazım Bey’in emekli olmasının ardından, medresenin eğitime devam ettiğini dile getiren Hilal Eldivan, “Mustafa Hazım Bey’den sonra medresede eğitim devam etmiştir. 1913-1918 yılları arasında medrese çalışanları ve öğrenciler Çanakkale Savaşı’na katılmış ve bir çoğu şehit olduğu için geri dönememişlerdir. Çanakkale Savaşı sırasında Buğdaypazarı Medresesi’de yaralıların konaklaması ve tedavi edilmesi sağlanmıştır” sözlerine yer verdi.

“Aslına uygun restore edildi”

Tekke ve Zaviye Kanunu ile birlikte medresenin kapatıldığını vurgulayan Eldivan, “Cumhuriyet Dönemi’nde Tekke ve Zaviye Kanunu’nun çıkması ile birlikte medrese kapatılmıştır. Kapatılmasından sonra medrese Vakıflar Gelen Müdürlüğüne devredilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü, dükkanları bulunduğu şekliyle; yüncü, bakırcı, kalaycı ve radyo televizyon tamircisine kiraya vermiştir. 2009 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü kiracıları çıkartarak medreseyi restore etmiştir. 2010 yılında da Çankırı Belediyesi tarafından turizme kazandırmak amacıyla devralınmıştır ve aslına uygun şekilde düzenleyen Çankırı Belediyesi ziyaretçiler için Buğdaypazarı Medresesi’ni ziyarete açmıştır” şeklinde konuştu.

Medrese, Çankırı Belediyesi tarafından düzenlenmesinin ardından Çankırı’yı ziyaret eden turistlerin en önemli ziyaret mekanlarından birisi haline geldi.

“Kaybolmaya yüz tutmuş eserler sergileniyor”

Kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarının yanı sıra Çankırı’nın son yıllarda öne çıkan kaya tuzu hediyelik eşyalarının üretildiği ve tuz odasının oluşturulduğu Buğday Pazarı Medresesinde kentin geçmişini yansıtan sözel kültürün yaşatıldığı odalar, yaran kültürünün tüm unsurları ve yöresel kıyafetler de sergileniyor.

En çok ışık alan oda: Baş Oda

Medrese içerisinde bulunan ‘Baş Oda’ diye adlandırılan en büyük oda hakkında bilgiler veren Hilal Eldivan, “Baş oda medresenin en büyük odasıdır. Bu oda şu anda eski bir Çankırı evinin en büyük odası gibi düzenlenmiştir. Eskiden medrese yıllarında bu odanın büyük yapılmasının amacı da molla ve müderrislerin öğrencilere ders verdikleri salon olmasıdır. Şimdiki sınıflarla benzerlik göstermektedir. Çankırı Belediyesi devraldıktan sonra baş odayı eski Çankırı evlerinin salonu gibi düzenledi. Ahşap alçak sedirler, hasır işlemeli yastıklar, iğne oyalı örtüler ve kırlentlerle dayanıp döşenen bu odanın köşesinde yüklük bulunmaktadır. Yüklük habersiz gelebilecek misafirler için yorgan, yastık ve döşekler hazır bulundurulmaktadır” dedi.

“İç Anadolu’da Mevleviliğin izleri bu motiflerin üzerinde görülmektedir”

Medresenin baş odası hakkında bilgiler vermeye devam eden Eldivan, “Odada bulunan yüklük içerisinde yastık, yorganların arasına güzel kokması için lavanta ve naftalinler koyulmaktadır. Yüklüğün yanında şimdi adıyla şömine eski adıyla ocaklık bulunmaktadır. Ocaklık, su ısıtmak, yemek pişirmek ve ısınmak için kullanılmaktadır. Ocaklığın üstünde baca kaşı denilen küçük raflar bulunmaktadır. Baca kaşlarına uzaktan bakıldığında mevlevi motifleri bulunmaktadır. İç Anadolu’da Mevleviliğin izleri bu motiflerin üzerinde görülmektedir. Ocaklığın önünde ve yanlarında Hayat Ağacı motifi görülmektedir. Bu motif Orta Asya kültüründen gelmektedir. Sonsuzluk ve uzun süre yaşamı temsil etmektedir. Ocaklığın yanında çok amaçlı ahşap dolap bulunmaktadır. Dolabın yanında bulunan oyma raflara terece denilmektedir. Dolabın yanında ev halkının duş ihtiyacını giderdiği yunak adı verilen banyo bulunmaktadır. Yunağın içerisinde o dönemde kullanılan ibrik, hamam tası ve takunyalar sergilenmektedir. Mankenin üzerinde de Osmanlı döneminden kalan şerbetçi kıyafetleri bulunmaktadır. Ön kısmında bakır bardaklar, arka kısmında da şerbet kabı bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

“Tavan göbekleri ev halkının ekonomik durumu hakkında bilgi veriyor”

Her Çankırı evinde olduğu gibi ahşap tavan göbeklerinin de bu odalarda bulunduğunu ifade eden Eldivan, “Her Çankırı evinde bulunan ahşap tavan göbekleri bu odada da işlenmiştir. Eski dönemlerde ahşap tavan göbekleri ev halkının ekonomik durumu hakkında bilgi vermekteydi. Eğer tavanın tamamında çok kaliteli bir işleme yapılmışsa bu ailenin çok zengin olduğunu belirtirdi. Hatta tavanda altın işlemeler bulunması halinde ailenin soyunun saraya dayandığı düşünülmektedir. Odanın ortasında yer sofrası bulunmaktadır. Ahşap tabla üzerinde kaşıklar, sahanlar, cabalar ve metal sürahiler sergilenmektedir. Odanın içerisinde asker bavulu ve çeyiz sandığı bulunmaktadır. Odanın girişinde bulunan anı defterine ziyaretçiler fikilreini yazabilmektedir” ifadelerine yer verdi.

“Başkanımız bu konuda çok hassas”

Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen’in tarihi mekanlar konusundaki hassasiyetinden bahseden Eldivan, “Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen’in tarihi mekanların Çankırı turizmine kazandırılması üzerine ciddi bir hassasiyeti bulunmaktadır. Başkanımız buranın aslına uygun yaşatılması için elinden gelen çabayı gösteriyor” şeklinde konuştu.

Medreseyi ziyaretçilere anlatmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Eldivan, “Burada gelen ziyaretçilerimize medrese hakkında bilgiler veriyoruz. Medresenin tarihini ve şu anki mevcut durumunu ziyaretçilerimize aktarıyoruz. Biz burada kocaman bir aileyiz aslında. Medresenin tarihi dokusunu yaşatan ve yaşatmaya devam eden kocaman bir aile. Gelen ziyaretçilere mederese hakkında bilgiler verdiğimde ziyaretçilerin yüzlerindeki şaşkınlık ve mutluluk beni çok memnun ediyor. Çünkü akşam olup evime göndüğümde medreseyi ve Çankırı’yı hakkıyla tanıtmanın ve huzuru içerisinde oluyorum. Çankırı’yı, medreseyi tanıtmak ve yansıtmak benim için en büyük mutluluk kaynağı” şeklinde konuştu.

İl Merkezinde Buğday Pazarı Camii avlusunda yer alan Buğday Pazarı Medresesi (Hazımiye) 18. yüzyıldan günümüze ulaşmıştır. Taş subasman üzerine ahşaptan iki katlı olarak inşa edilen yapı, kuzey güney yönünde sıralanmış tek sıra hücrelerden oluşmaktadır. Buğday Pazarı (Hazımiye) Medresesi hakkında kayıtlarda Sofizade Mustafa Hazım Efendi tarafından yaptırıldığı ve 19 yetişkin öğrencinin eğitim gördüğü bilgisi yer almaktadır.

Çankırı Belediyesince fonksiyon kazandırılan medresede etnoğrafik eserler sergilenmekte, Çankırı mutfağı ve kültürüne ait değerlerin üretimi, satışı ve sergilemesi yapılmaktadır.

Medrese içerisinde; Geleneksel Meslekler ve Ev Aletleri Müzesi, Ağaç Oyma Teşhir Odası, Tuz Odası, Hediyelik Tuz Ürünleri Satışı, Sofizade Mustafa Hazım Efendi Eğitim ve Kültür Sohbetleri Odası, Yaran Odası, Kaligrafi ve Hat Sanatı Odası, Beş Şiş İle Çorap Örme Odası, Çarık Odası ve Gözleme Evi bulunuyor.

Bu haber 1369 kez okundu.
Bölgesel - 09:38 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
1
Çankırı'da Yeni Gün Gazetesi
Bizimle WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Powered by