Sumitomo Rubber Ako
Kapalı
  • EURO
  • DOLAR

Covid-19 tam bir yıldır Türkiye’de

Çankırı’da Yeni Gün Türkiye ilk Covid-19  vakası görüleli bir yıl oldu. Bugüne dek 2 milyon 810 bin kişi Covid-19’a yakalandı. 2 milyon 640 bin kişi iyileşti. 29 bin 160 kişi ise Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.  Peki, o günden bugüne neler yaşandı ? Türkiye Koronavirüsle 31 Aralık 2019’da tanıştı. Çin’in Wuhan şehrinde solunum yolunu etkileyen bir […]
Çankırı'da Yeni Gün - Çankırı'da Yeni Gün - Bölgesel - 11 Mart 2021 18:42 A A

Çankırı’da Yeni Gün

Türkiye ilk Covid-19  vakası görüleli bir yıl oldu. Bugüne dek 2 milyon 810 bin kişi Covid-19’a yakalandı. 2 milyon 640 bin kişi iyileşti. 29 bin 160 kişi ise Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.  Peki, o günden bugüne neler yaşandı ?

Türkiye Koronavirüsle 31 Aralık 2019’da tanıştı. Çin’in Wuhan şehrinde solunum yolunu etkileyen bir hastalık olduğu öğrenildi. Bu hastalığın SARS- COV-2’ ye benzerliğinden dolayı Dünya alarma geçti.

Hastalık Çin’den sonra Güney Kore , ABD ve İran gibi ülkelerde görülmeye başladı. Türkiye’de önlemler almaya başlayarak hastalığın ülkeye girişini önlemeye çalıştı. Uzman hekimlerle kurulan Bilim Kurulu, havaalanlarına termal kamera yerleştirilmesi, yurtdışından gelen yolcuların taranması ve Türk vatandaşların vaka görülen ülkelerden tahliye edilmesi gibi tavsiyelerde bulundu. Dünyanın dört yanında vaka artışları gerçekleşirken Ocak ayından Mart ayına kadar Türkiye’de hiç vaka görülmemişti.

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca 11 Mart’ta Türkiye’de ilk korona virüs vakasının görüldüğünü bildirdi. Bu açıklamanın ardından 12 Mart tarihinde ilk kısıtlamalar getirildi. Başta kademeli olarak hayata geçen bu kısıtlamalar, zamanla genişletildi.

1 Nisan’da 70’e yakın ülkeye uçuş yasağı getirildi. Eğitim-öğretime ara verildi. Yurtdışından ve umre ziyaretinden dönen vatandaşlar öğrenci yurtlarında karantinaya alındı. Nisan ayında 15 bin vaka ve 277 ölüm kaydedildi. Gelen kısıtlamalar neticesinde eğlence mekanları kapatıldı, cemaatle kılınan namazlar yasaklandı, 65 yaş üstü ve 20 yaş altına sokağa çıkma yasağı getirildi.

Yeni önlemlerin alınmaya başladığı Nisan ayında, aralıklı olarak sokağa çıkma yasakları getirildi. Ve Nisan ayından sonra kademeli olarak yasakları kaldırma kararına gidildi. Vaka artış sayısının binli sayılara gerilediğini, yoğun bakımda ve entübe olan hasta sayısının azaldığı Mayıs ayı başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında kademeli olarak normalleşmeye gidileceğini duyurdu.

Sağlık Meslek Odaları önlemlerin artırılmasını talep ettiler fakat geri dönüş alamadılar. Gevşetilen kısıtlama kararları arasında 11 Mayıs’da AVMlerin açılması en çok tartışılan konu oldu. Bu karar vaka artısına neden olacağı düşünülerek  Uzmanların işçilerin ve sendikaların tepkisini çekti

Okullar kapandı, peki, ya sonra?

Tüm bunlar olurken eğitim-ögretim de kesintiye uğradı. 16 Mart’da ilk ve ortaöğretim, lise ve üniversitelerde eğitime ara verildi. 23 Mart’dan itibaren de uzak eğitim sistemine geçildi. Uzaktan eğitim TRT’nin EBA TV yayınlarıyla gerçekleşmesi tartışma konusu oldu. EBA TV’nin nitelikli olmadığı tartışmaları başladı. Bilgisayar sahipliği oranı yüzde 44, sabit geniş bant internet erişimi yüzde 50,8 olan Türkiye’nin dijital eşitsizliğine yoğunlaştı. Yoksul ailelerin çocuklarının televizyon ve internet erişimi olmamasından ötürü eğitimden geri kaldığı eleştirileri yapıldı. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk önce Mayıs sonra Haziran ayında okulların açılabileceğini açıkladı. Ancak Haziran ayında geniş çaplı normalleşmeler gerçekleşse de okullar açılmadı. Okullarda telafi amacıyla 15 Ağustos’tan sonra eğitimin başlayacağı duyuruldu.

21 Eylül’de haftanın belirli günlerinde yüz yüze eğitime başlandı. Ancak bu uygulama da kısa sürdü ve vaka sayılarındaki artış nedeni ile okulların kapalı kalmasına karar verildi.

ŞEFFAFLIK TARTIŞMALARI

Sağlık bakanlığının duyurduğu vaka sayılarının şeffaf olmadığına dair tartışmalar gündemden düşmedi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) 16 Mart tarihinde bakanlığın açıkladığı vaka sayılarının gerçeği yansıtmadığı iddiasını kamuoyuna bildirdi.

8 Nisan 2020’de TTB, Türkiye’nin Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği kodları olması gerektiği gibi kullanmadığını ve bu nedenle ölüm sayılarının düşük gözüktüğüne dikkat çekildi. Bu kodlardan biri PCR testi pozitif olarak çıkan hastaları, diğeri ise belirtileri COVID-19’a işaret ettiği halde PCR testi negatif hastaları tanımlıyordu. İddiaya göre Türkiye ikinci kodu kullanmadığı için vaka ve vefat sayıları eksik olarak tabloya yansıyordu.

Haziran ayında Türkiye’de seyahat kısıtlamaları ve sokağa çıkma yasakları sona erdi. Restoran, kafe, sinema, tiyatro ve düğün salonları yeniden faaliyete geçti. Temmuz ayında Sağlık Bakanlığı’nın günlük olarak açıkladığı vaka tablosunda değişime gidildi. Her gün Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nu açıklayan Sağlık Bakanlığı, burada toplam ve günlük vaka, vefat ve iyileşen hasta sayısı, yoğun bakımdaki toplam hasta sayısı ve toplam entübe hasta sayısı gibi verileri kamuoyu ile paylaşıyordu. Ancak Temmuz ortasında bu tabloda değişikliğe gidildi ve vaka sayısı ifadesi, hasta sayısı olarak değiştirildi. Yoğun bakım ve entübe hasta verileri yerine ise ağır hasta sayısı ve hastalarda zatürre oranı gibi veriler geldi.

Dünyanın dört bir yanında aşı çalışmaları hız kazandı. Kasım 2020’de BioNTech-Pfizer aşısı Avrupa Birliği ve ABD’de ruhsat onayına başladı. Türkiye’de de aşı konusu en çok konuşulan konuların başında geliyordu. 1 Aralık 2020’de Sağlık Bakanı Koca, 11 Aralık’tan itibaren aşılamaya kademeli olarak başlanacağını duyurdu. Koca’nın bahsettiği aşı Çinli Sinovac firmasına ait CoronaVac aşısıydı.

Koca, Aralık ayında asgari 10 milyon doz olmak üzere 20 milyon doz aşının Türkiye’ye gelmesinin hedeflendiğini söylemişti. Sağlık Bakanı, 9 Aralık’ta yaptığı basın açıklamasında, ilk üç aylık zaman diliminde 100 milyona yakın aşıya ihtiyaç olduğunu belirtmişti. Ancak Aralık sonunda Türkiye’ye sadece 3 milyon doz aşı ulaştı. Ayrıca  ABD ve Avrupa Birliği tarafından onaylanan BioNTech’in aşısından da Mart sonuna kadar 4,5 milyon doz geleceği bilgisi paylaşıldı. Sağlık Bakanı’nın 10 Şubat tarihli açıklamasına göre Türkiye, “yaklaşık 15 milyon doz aşıyı temin etti ve toplamda 100 milyon dozdan fazla aşı için anlaşmalarını tamamladı.”

Bakanlık verileri, 10 Mart 2021 itibarıyla, 10 milyon 288 bin 888 doz aşının yapıldığına işaret ediyor. Birinci doz aşı 7 milyon 708 bin 386 kişiye, ikinci doz aşı ise 2 milyon 572 bin 502 kişiye yapıldı.

Türkiye 2021’e de pandemi kısıtlamalarıyla girdi. Kasım ayında vaka sayılarının artmasının ardından hükümet bir dizi yeni kısıtlamayı devreye soktu. Yüz yüze eğitim-öğretime ara verilirken, restoran ve kafelerde müşteri ağırlanması yasaklandı. Hafta içi 21.00’dan sonra, hafta sonu ise iki gün sokağa çıkma yasakları devreye sokuldu.

Mart 2021 itibariyle de kademeli olarak kısıtlamalar kalktı. Cafe ve restoranlar %50 kapasite ile açıldı. İllere bağlı olarak yasaklar kalktı.

Bu haber 2509 kez okundu.
Bölgesel - 18:42 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
1
Çankırı'da Yeni Gün Gazetesi
Bizimle WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Powered by