Sumitomo Rubber Ako
11° Parçalı az bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

Halkın içinden, halktan biri

Çankırı’da Yeni Gün Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, geçtiğimiz Cuma günü Çankırı’da Yeni Gün Gazetesi’ne konuk oldu. Çankırı’da Yeni Gün Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ömer Karaman ile bir süre sohbet eden Vali Ayaz gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakmadı. “Hakim ya da savcı olmak istiyordum” Gazetecilerin, ‘Hukuk alanında çalışmak ister miydiniz?’ sorusuna cevap veren Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, “Öğrencilik […]
Çankırı Gündemi - 24 Ağustos 2020 14:25 A A


Çankırı’da Yeni Gün

Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, geçtiğimiz Cuma günü Çankırı’da Yeni Gün Gazetesi’ne konuk oldu.

Çankırı’da Yeni Gün Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ömer Karaman ile bir süre sohbet eden Vali Ayaz gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakmadı.

“Hakim ya da savcı olmak istiyordum”

Gazetecilerin, ‘Hukuk alanında çalışmak ister miydiniz?’ sorusuna cevap veren Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, “Öğrencilik hayatımda da mezun olduğumda da avukatlık yapmayı hiç düşünmedim. Onun için o konuda hiç bir pişmanlığım yok. Üniversiteye girdiğim gün de mezun olduğum gün de avukat olmak gibi bir hedefim yoktu. Kaymakam olmam konusunda da nasip kısmet diyelim. 2000 yılında mezun oldum. 2002 yılına kadar Hakimlik ve Savcılık sınavı açılmadı. Ben aslında

hakim ya da savcı olmak istiyordum. O aralarda kaymakamlık sınavı açıldı. Belki de tarihin en düşük alımını yaptı bakanlık. 40 kişilik bir alım yaptı. O zamanki ekonomik kriz sebebi ile. O sınava girdik ve kısmetmiş ki, kazandık o sınavı. Kütahya Kaymakam adayı olarak 26 Aralık 2001 yılında göreve başladık. Ben mesleğe başladıktan üç ay sonra 2002 Mart ayında da ilk hakimlik savcılık sınavı açıldı. Tabii ben de o sınava girmedim artık” ifadelerine yer verdi.

“Reklamcılık hep hoşuma giden bir sektör oldu”

Vali Abdullah Ayaz kendisine yöneltilen ‘Hukukçu olmasaydınız ne olmak isterdiniz?’ sorusuna ise, “İşin gerçeği Reklamcılık hep hoşuma giden bir sektör oldu. Yani şundan dolayı; sürekli olarak bir yenilik kovaladığı için. Yani; yeni ürünler, yeni ürünlerin tanıtımı, sürekli yenilikçi bir anlayış ile kendinizi yenilemeniz

gerektiği, farklı kesimlere hitap ettiği için farklı şeyler hazırlamanız gibi. Mesela üniversite hayatım boyunca da yenilikçi anlayışından dolayı hoşuma gitti. Benim baba mesleğim elektrikçilik. İlkokul 5’ten itibaren üniversiteyi kazandığım güne kadar da bütün yaz tatillerim inşaatta, inşaat elektrik tesisatı döşeyerek geçti. Üniversiteyi kazanamazsam eğer de ne iş yapacağım da belliydi. Kazanamazsak tesisatçıydık” diyerek yanıt verdi.

“Çocukluğumla ilgili en güzel şey sokakta oynayabilme özgürlüğüydü”

Çocukluğundaki en güzel şeyin sokakta oynayabilme özgürlüğü olduğunu vurgulayan Vali Ayaz, “Yalvaç’ta doğdum. İlköğretim ve lise hayatım da Yalvaç’ta geçti. 20 bin nüfuslu küçük bir ilçede doğduk ve büyüdük. Üniversiteyi kazanana kadar da oradaydık. Tabii, çocukluğumla ilgili belki de en güzel şey, sonuçta maalesef bizim ilçemizde de kalmadı artık, sokakta oynayabilme özgürlüğüydü. Yani mesela benim oğlumun o özgürlüğü maalesef hemen hemen hiç olmadı. İlçede bile benim küçükken top oynadığım yerlerin tamamı şimdi apartman. Tam bir mahalle kavramı içerisinde çok güzel bir çocukluk yaşamış olduk. Çocukluğumuzu yaşayabildik aslında. Belki de çocukluğunu o şekilde yaşayabilen son jenerasyonlardan birisiydik biz. Sonrasında da 1995 yılında üniversite eğitimi için İstanbul’a gittik. O yıldan beri de işin gerçeği memleketten ayrıyız” şeklinde konuştu.

“Eşimin hakkını ödeyemem”

Mesaisinin yoğunluğundan dolayı sosyal yaşamına zaman ayırmadığını belirten Vali Ayaz, “Benim son üç yılım ne sosyal hayat, ne de aileme vakit ayırabileceğim bir zaman olmadan geçti. Yani Göç İdaresi Genel Müdürlüğü dönemimde, akşam saat 21.00’de eve gittiğimde çok erken gitmiş oluyordum ben. Genel manada çok geç saatlere kadar çalışıyorduk. Hafta sonu aileme her ne kadar vakit ayırmaya çalışsam da herhalde en az bir günü çalışarak geçiyordu. Bir de çok seyahat ediyorduk. Yani son üç yılım tamamen böyle geçti. O konuda işin gerçeği eşimin hakkını ödeyemem. Üç çocuk babasıyım. Hem çocuklar hem, hem ev işleri, hem de kendisi de çalışıyordu. O süreçte ev ile ilgili her şeyi onun sırtına bırakmış olduk. Şu anda da sabah 08.30’da mesaiye başlıyorum ben. Aslında burada mesai kavramım daha iyi. İstisnalar olsa da akşam ortalama olarak 18.00 – 19.00 saatleri civarında evimde oluyorum mesaim bitmiş oluyor. Bugüne kadar genelde Cumartesi günleri iş için programlar yapıp Pazar günlerimi boş bırakmaya gayret gösterdim. Aileme vakit ayırma açısından Çankırı Valilik görevi biraz daha avantajlı” sözlerine değindi.

Bu haber 12276 kez okundu.
Çankırı Gündemi - 14:25 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
1
Çankırı'da Yeni Gün Gazetesi
Bizimle WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Powered by