Sumitomo Rubber Ako
11° Parçalı az bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

“Kim ne derse desin, bizim şehrimiz öksüz bir şehir”

Çankırı’da Yeni Gün Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, geçtiğimiz Cuma günü Çankırı’da Yeni Gün Gazetesi’ne konuk oldu. Çankırı’da Yeni Gün Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ömer Karaman ile bir süre sohbet eden Başkan Esen gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakmadı. “Hep bir imalat yapmak ve üretici olmak istemişimdir” Çalışmayı çok sevdiğini ve geçmişten beri hayalinin üretici olmak olduğunu […]
Çankırı Gündemi - 7 Eylül 2020 10:02 A A

Çankırı’da Yeni Gün

Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, geçtiğimiz Cuma günü Çankırı’da Yeni Gün Gazetesi’ne konuk oldu.

Çankırı’da Yeni Gün Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ömer Karaman ile bir süre sohbet eden Başkan Esen gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakmadı.

“Hep bir imalat yapmak ve üretici olmak istemişimdir”

Çalışmayı çok sevdiğini ve geçmişten beri hayalinin üretici olmak olduğunu söyleyen Başkan Esen, “Eskiden beri ben üretici olmak istemişimdir. Toprak ile uğraşmayı da çok severim. Hiç boş zamanım olmadı benim. Aksu mahallesinde bir arsa almıştık. 5 yaşındayken kapak tahtası taşıdığım günü hatırlıyorum. Çalışmayı seviyorum ben. Fiziken yorulmayı seviyorum ben. Hep bir imalat yapmak ve üretici olmak istemişimdir. Babam marangozdu kapı pencere yapardı belki de bu oradan geldi. Al-sat işini hiç sevmezdim ancak Rabbim de nasip etmedi. Yani çocuğunuzun olması gibi bir şey üretici olmak. Üretmek kadar güzel bir şey yok. Bir şeyi Cenab-ı Allah nasip etti ben yaptım diyebilmek çok güzel bir şey. Kazancı çok olmayabilir, orasında değilim işin. Ancak ürettiğiniz bir üründen sonra onun verdiği haz çok ayrı bir şey. Kendi ürettiğiniz ürünü görmek kadar güzel bir şey yok. Bunun bir bedeli olamaz. Bunu biz imal ettik demek çok güzel bir duygu. Hep hayalim bir imalathanem olsun, çalışan işçilerimle beraber güzel işler çıkaralım isterdim. Bir çok kişiye ekmek vermeyi Cenab-ı Allah nasip etsin isterdim. Oturup aynı sofrada yemek yemek ayrı bir duygu” ifadelerine yer verdi.

“Rabbim bize hayallerimizi fazlasıyla verdi”

Gazetemiz muhabiri Fatih Karamaz’ın, “Rabbim size belediye başkanlığı nasip etti. İnşallah ürettiğiniz projelerle bunu biz ürettik deyip hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz” şeklindeki sözlerine karşılık olarak Başkan Esen, “Rabbim bize fazlasıyla verdi hayallerimizi. Bu memlekete bu hizmetleri biz yaptık diyebilmek de çok güzel. Açıkçası işin bu yönünü hiç düşünmemiştim. Böyle düşünürsek Rabbim çok daha fazlasını verdi. Biz ekip arkadaşlarımızla beraber, mesai arkadaşlarımızla beraber hizmetler üretip inşallah Çankırı’nın duasını alabiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Şehr’ül Emin sizsiniz ancak tek başınıza olmuyor”

Ekip çalışmasının önemli olduğuna vurgu yapan Esen, “Tek başınıza bir şeyler yapma şansınız yok. İdare kısmında siz varsınız, Şehr’ül Emin sizsiniz ancak tek başınıza olmuyor. Bu işi hakkıyla yapan arkadaşlarımız da var. Onların da hakkını yemememiz lazım. Biz büyük bir ekibiz. Ekibimizle beraber inşallah güzel hizmetler verip hayallerimiz gerçek olur. Ancak önceliğimiz de herkes de işini yapacak ve o feraseti gösterecek. Olmazsa olmaz kırmızı çizgimiz de bu. İşini hakkıyla en iyi şekilde yapan personel bizim için en iyi personeldir. Bunların da hakkını vereceğiz. Önümüzdeki haftadan itibaren ayın enleri seçilecek ve ödüllendirmeleri de yapılacak” diyerek personele verilecek olan ödüllerden de bahsetti.

“Ben hep ‘keserin sapı’ ile büyüdüm”

Çocukluk ve gençlik yıllarını da anlatan Belediye Başkanı Esen, “Ben Sarıbaba’da su deposunun altında doğdum büyüdüm. Kiradaydı evimiz. Rahmetli babam marangozdu. Dürüst konuşmak gerekirse ben hep ‘keserin sapı’ ile büyüdüm. Annem hep, ‘Oğlum, keserin sapı ile kazanıyor baban’ diyerek büyüttü beni. Böyle bir duygu ile büyüdüm ben. Zor kazandığını defaatle ifade etti. Yüksekokula gittiğimde de ‘keserin sapı’nı unutmadım hiç. Sosyal bir çocuktum ben. Lise yıllarında yapılmış bir baskı kitap var. İçerisinde ‘Mutlaka yapılmış bir iş varsa içerisinde İsmail Hakkı Esen vardır’ yazıyordu içerisinde. İlkokulda eve girmiyorduk. O zamanki zaman çok mu uzundu bilmiyorum ama bugünün 3 saati o zaman 10 dakika gibi geliyordu bize. Gençlik yıllarımda da Aksu Mahallesinde yaptığımız ev ile uğraşmakla geçti. Spor yapmayı çok severim. Judo, güreş ve basketbol gibi sporları yaptım. Yıllarca futbol oynadım. Futbol ve basketbolu hiç bırakmadım. Üniversite yıllarımda basketbol takımındaydım bu boyla” ifadelerine yer verdi.

“Kim ne derse desin bizim şehrimiz öksüz bir şehir”

Çankırı’yı Türkiye’nin yaşanılabilir en ucuz şehirlerinden bir tanesi yapmayı hedeflediklerini söyleyen Esen, “İzmir’de kalmak gibi bir hedefim vardı. Annemle babam şehre dön oğlum hakkımı helal etmem dedi ve geldim bende. Ancak ben şehrimi çok seviyorum. Kim ne derse desin bizim şehrimiz öksüz bir şehir. Bu şehirde hepimiz bir kader birliği yapıyoruz. Ticaret anlamında, sosyal yaşam anlamında. Çankırı’da en büyük eksiklerimizden bir tanesi de sosyal donatımız yok. Gidilebilecek çok fazla bir sosyal donatımız yok. O yüzden de yaptığımız projelerin yarısı bu tip faaliyetler olacak. Öğrencilerimizi, memurumuzu, halkımızı şehrimizde tutabilmemiz lazım. Şehrin en büyük problemi de ucuz konut. Bizim hedefimiz de bu idi aslında. Çankırı’yı Türkiye’nin yaşanılabilir en ucuz şehirlerinden bir tanesi yapmak. Altı aydan fazladır da arkadaşlarımız ucuz konut üzerinde çalışıyor. Büyük şehir gibi değil bizim olanaklarımız. Yakınkent OSB’den binin üzerinde vatandaşımız burada kazanıyor ancak Ankara’da kalıyor orada harcıyor. Burada kazandık Ankara’da alışveriş yaptık. Burada çocuklarımızı büyüttük il dışında okuttuk. Yani hep ithalat yaptık. Bunun için de yerel bir yönetici olarak biz elimizden ne geliyorsa yapacağız” dedi.

“Yüz kişide bir kişi de olumsuz eleştiri yapabilir, bu doğaldır.”

Sosyal medya kullanımında aktif rol alan Esen, olumlu ve olumsuz yönde yapılan eleştiriler hakkında da, “Yüzde doksan dokuz olumlu eleştiriler geliyor. Ancak yüzde bir olumsuz eleştiriler de oluyor. Mesela Atatürk heykelimizin restorasyonunu yapıyoruz. Çok deforme olmuştu. Böyle bir çalışma başlattık. Bir vatandaşımız yazmış putlaştırıyorsunuz diye. Bu heykel benim yaptırdığım bir şey değil. 1944 yılında yapılmış bir heykel. Bu bir miras ve bize emanet. Heykeli olan kişi de Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetimizin kurucusu. Dünya’nın kabul ettiği bir lider. Yüz yılda yetişebilecek bir deha. Yüz kişide bir kişi de olumsuz eleştiri yapabilir, bu doğaldır. Ancak genel anlamda olumlu eleştiri alıyorum” şeklinde konuştu.

“Kolay kolay yorgunluk nedir bilmem”

Gazetemiz muhabirlerinin kendisine ‘Atom Karınca’ olarak hitap edilmesi hakkındaki düşüncelerinin sorulduğu soruya Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, “Futbol oynadığım dönemlerde de orta sahanın ortasında oynardım. Hep oyun kuran bendim. Basketbolda da futbolda da oyun kurucu oldum hep. Üniversite ve okul çağlarımda da organizasyonu ben yapardım. Belki fiziki yapım itibarı ile 1.90 boyum yok. Bazen beni eleştirdiklerinde, ‘Ben de isterdim bir Kıvanç Tatlıtuğ olayım ancak malzeme bu’ derdim. Kendi elimizde olan bir şey değil. Çalışmayı çok severim. Kolay kolay yorgunluk nedir bilmem. Fiziki anlamda kolay kolay yorulmam. Atom karınca denilmesinin nedeni de bu olabilir. Bunun da spordan gelen bir şey olduğunu da düşünüyorum” diyerek samimi bir şekilde cevap verdi.

Bu haber 11726 kez okundu.
Çankırı Gündemi - 10:02 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
1
Çankırı'da Yeni Gün Gazetesi
Bizimle WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Powered by