Sumitomo Rubber Ako
12° Açık
  • EURO
  • DOLAR

Korona savaşçıları

Türkiye’de, koronavirüs vakasının artamaya başlamasının ardından tedbirlerini sıklaştıran vatandaşlar, salgından korunmak için özellikle dezenfeksiyon önlemleri almaya başladı. Çankırı’da Yeni Gün Dünyayı ve ülkemizi sıkı tedbirler almaya zorlayan ve bir çok insanın hayatını kaybetmesine neden olan Covid-19 (Koronavirüs) salgını ile mücadele günden güne artarak devam ediyor. Birçok şehirde olduğu gibi Çankırı’da da Koronavirüs ile mücadele devam […]
Çankırı Gündemi - 8 Haziran 2020 09:45 A A

Türkiye’de, koronavirüs vakasının artamaya başlamasının ardından tedbirlerini sıklaştıran vatandaşlar, salgından korunmak için özellikle dezenfeksiyon önlemleri almaya başladı.

Çankırı’da Yeni Gün

Dünyayı ve ülkemizi sıkı tedbirler almaya zorlayan ve bir çok insanın hayatını kaybetmesine neden olan Covid-19 (Koronavirüs) salgını ile mücadele günden güne artarak devam ediyor. Birçok şehirde olduğu gibi Çankırı’da da Koronavirüs ile mücadele devam ediyor. İnsanların salgından korunmaları için maske, eldiven ve dezenfektan kullanımı yaygınlaştı. Toplu alanlarda sosyal mesafe kuralları ile maske kullanımı zorunlu hale getirildi. İşyerleri, marketler ve pazar yerleri gibi bir çok alanın giriş çıkışları ve açılış kapanış saatleri kontrollü olarak sürdürülüyor.

Türkiye’de, koronavirüs vakasının artamaya başlamasının ardından tedbirlerini sıklaştıran vatandaşlar, salgından korunmak için özellikle dezenfeksiyon önlemleri almaya başladı. Çankırı’da hizmet veren ve 2009 yılından bu yana ilaçlama ve dezenfekte işlemleri yapan ve sektöre her konuda yeni bir soluk katan Yaren İlaçlama firma sahibi Yakup Öztürk, dezenfekte işlemi yapılırken dikkat edilmesi gereken hususlara ve koronavirüs ile mücadelede alınması gereken önlemleri Çankırı’da Yeni Gün Gazetesi’ne anlattı.

Yaren İlaçlama firma sahibi Öztürk, 2009 yılından bu yana hizmet verdiklerini söyleyerek, “Yaren ilaçlama firması adı altında 2009 yılından bugüne hizmet vermekteyiz. Sektördeki dünya çapında yeni ilaçları da takip ederek bunları mümkün mertebe imkanlarımız doğrultusunda uygulayarak yaptığımız hizmetin kalitesini artırmaya ve daha iyi bir şekilde hizmet vermeye çalışıyoruz. Hali hazırda 250 ilaçlama noktamızla yaz sezonunda çalışmalarımızı tüm hızıyla devam ettiriyoruz. Yaz mevsimlerinde daha çok görülen, akrep, yılan, hamam böceği, tahta kurusu gibi insanlara sıkıntı oluşturan haşerat ile mücadele ederek hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Firmamız Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan izinli bir firmadır. Sağlık Bakanlığı’nda iki tip dezenfekte belgesi vardır. Birincisi ana gurup dezenfektan ve diğer dezenfektan ürünleri uygulama. İkincisi ise ana gurupta haşerelere karşı biyosidal ürün uygulama belgeleridir. Biz de iki tip belgemizle Çankırı’da halkımıza gerekli hizmeti sağlıyoruz. Su depolarının temizlik ve dezenfektan işlemleri de bu gruba eklendi” diyerek firma hakkında bilgiler verdi.

Koronavirüs gibi salgınlarda dezenfektanın çok önemli olduğunu belirten Öztürk, “Son zamanlarda görülen Covid-19 vakası ve ondan önceki domuz gribi gibi salgınlarda dezenfekte işlemi salgınla mücadelenin en önemli kısımlarının başında gelir. Biz zaten bu salgın çıkmadan önce hazırlıklarımız tamamen eksiksizdi. Her an her şey olabilir düşüncesi ile tedbirli bir şekilde işlerimizi sürdürüyorduk. Bu salgın ortaya çıktıktan sonra dezenfektanın önemi ortaya çıktı. Aslında dezenfektan işlemini  yalnızca koronavirüs olarak düşünmemek gereklidir. Grip ve nezle gibi hastalıklar da bulaşıcıdır. Buna benzer virüsler yaşam alanlarında ister istemez yayılıyor. Hastalıklar insandan insana hayvandan hayvana, hayvandan insana bir şekilde ulaşabilir. Biz dezenfektanın önemini senelerdir vurguluyoruz. Ancak koronavirüs salgını ortaya çıkana kadar  vatandaşlarımız önemsemiyordu. Biz hazırlıklıydık ve deneyimliydik. Çalıştığımız kurumlarda yaptığımız uygulama sonrası yapılan ölçümlerde yaptığımız uygulamanın ne kadar başarılı olduğunu ve kullandığımız ilacın ne kadar kaliteli ve başarılı olduğunu gördük. Özellikle AFAD’da yaptığımız çalışmadan sonra gelen pozitif vakalarda hiçbir şekilde AFAD çalışanlarına ya da oradaki ziyaretçilerde ya da KYK çalışanlarına virüsün bulaşmadığını gördük. Bu da yapılan dezenfekte işlemlerinin başarılı ve yerinde olduğunu göstermektedir. Biz daima sterilizasyona özen gösteriyoruz” dedi.

Kullandıkları malzemelerde seçici olduklarını anlatan Yaren İlaçlama firma sahibi Yakup Öztürk, “Biz temizlik malzemelerimizi seçerken bu konuda çok seçiciyiz. Kullandığımız ürünlerin özellikle dezenfeksiyon konularında kullandığımız ürünler dünya çapında tercih edilen ürünlerdir. Temizlik konusunda da 12-13 yıldır üretim yapan firmaları tercih ediyoruz. Çünkü kimyasal hile çok oluyor. Bundan dolayı da 12 yıl önce çıkarttığımız el sabunu nasılsa deterjan da aynı kalitede üretim yapan yasal gruplar vardır. Ürünlerimizi sattığımız yerlerde hiçbir şekilde sıkıntı problem yaşamıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Sağlık Bakanlığı tarafından denetlendiklerini dile getiren Öztürk, “Firmamız Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenerek gerekli tüm kurallar uygulanıyor. Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği şekilde tüm kurallara uymaya son derece özen gösteriyoruz” dedi.

Dezenfektanlarda biyosidal belgesinin önemini vurgulayan Öztürk, “Koronavirüs ile mücadelede temizlik oldukça önemli. Sık sık ellerimizi yıkamamız gerekiyor. Daha sonraki tedbirler olarak uygun dezenfektanlar kullanılmalıdır. Kullanacağımız dezenfektanda özellikle biyosidal belgesi dikkate alınmalı. Biyosidal belgesi olmadan kesinlikle kullanmayınız” diyerek uyarıda bulundu.

Çankırı’nın koronavirüs konusunda bilinçli olduğunu ifade eden Öztürk, “Çankırı bu konuda daha bir bilinçli oldu. Bilinçli bir şekilde hareket ediliyor. Halkımıza uygulayıcı belgesi olmayan hiçbir firmaya kesinlikle güvenmemelerini ve ilaçlama yaptırmamalarını tavsiye ediyorum. Ruhsat sahibi olmayan firmaların yaptığı ilaçlamada içeriği belirsiz ürünler hem zehirlenmelere hem de insan sağlığını tehlikeye atarak özellikle pandemi döneminde sıkıntılara yol açıyor” şeklinde konuştu.

Koronavirüs sonrası birçok kurumun başvurduğu dezenfeksiyon çalışmalarının doğru şekilde yapılması büyük önem taşıyor. “Her dezenfeksiyon virüslerden korumaz. Alanın temizliği, klima faktörü, yapılacak uygulama çeşidi çok önemli” diyen Yakup Öztürk dezenfeksiyonun nasıl olması gerektiği hakkında bilgiler verdi.

Doğru dezenfeksiyonun önemi hakkında bilgi veren Öztürk, “Profesyonel ortam dezenfeksiyonu işlemi kuru hava soğuk sisleme yöntemi ile yapılmalı. Dezenfeksiyon yapılan cihazların partikül atış büyüklüğü ve ortamda nem/ıslaklık bırakmaması önemli. Nem bırakması ortamdaki materyalleri olumsuz etkiliyor. Şu an günümüz piyasasında bulunan çoğu ulv cihazı ne yazık ki popüler olduğu için ehli olmayan kişilerce de çok sık kullanılıyor ve ortamda nem bırakıyor” dedi.

Her dezenfeksiyonun virüslerden korumadığını sözlerine ekleyen Öztürk “Dezenfekte edilecek alanın temiz olması ve klima faktörü yapılacak uygulama çeşidi için oldukça önemli” şeklinde konuştu.

Mutlaka bir analiz ile ortamın hacmine göre dezenfeksiyon uygulanması gerektiğini savunan Öztürk, “Klima içerideki havayı sirküle ediyorsa klima yollarını da mutlaka dezenfekte etmek gerekir. Özellikle insan sirkülasyonun fazla olduğu yerlerde bu uygulama daha sık yapılmalı.

Yoğun insan sirkülasyonun olduğu yerlerde bir ortam dezenfeksiyonun çok uzun süre koruma sağlayacağından bahsedemeyiz. Mutlaka bir analiz ile ortamın hacmine göre dezenfeksiyon uygulanmalı” ifadelerini kullandı.

Dezenfekte işleminden ehil kişiler tarafından yapılmasının gerekliliğini vurgulayan Öztürk, hizmeti veren firmadan Sağlık Bakanlığı Biyosidal tip 2 ruhsatına sahip olduklarını gösteren belgeyi istemelerini ve Sağlık Bakanlığı tarafından uygulama yetki belgesi olan kişilerce uygulanma yapıldığından emin olmaları gerektiğini söyledi. Evlerde, okullarda, kreşlerde hijyenin büyükler tarafından kontrollü bir şekilde yapılması ve çocuklara onların anlayacağı şekilde basit cümlelerle anlatılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı: “Kapı kolları, ortak kullanılmak zorunda olan eşyalar mutlaka düzenli olarak dezenfekte edilmeli.”

Yaren İlaçlama firma sahibi Yakup Öztürk merak edilen soruları yanıtladı.

Dezenfeksiyon nedir?

Dezenfeksiyon denilince; canlı ya da cansız yüzeylerdeki hastalık yapan mikroorganizmaları uzaklaştıran ya da öldüren kimyasal maddelerle yapılan temizlik akla gelmelidir. Zeminlerin dezenfeksiyonu için sıklıkla çamaşır suları kullanılmaktadır.

Koronavirüsten korunmak için evde nasıl bir temizlik yapılması öneriliyor?

Sağlık Bakanlığı, koronavirüse karşı bir rehber yayınladı ve bu rehber sık sık yenileniyor. Bu rehberde; yüzey temizliği ve dezenfeksiyon için önerilen ürünler ve özelliklerine de yer verilmiştir. Temizlik yapılmadan önce, temizlik yapılacak odayı bir sure havalandırın. Havalandırdıktan sonra, temizlik yapmaya başlayın. Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs 19 rehberine göre; zeminler ve duvarların klorsuz hidrojen peroksit ile temizlenmesinin yeterli olduğu bildirilmektedir. Hem kokusunun fazla olmaması, toksik olmaması, deterjan özelliği nedeniyle; mükemmel temizleme özelliği olduğu ve çevre dostu olması nedeniyle avantajlı olduğu bildirilmiştir. Hidrojen peroksid içeren temizlik maddelerinin; akrilik, çinko veya bakır içeren yüzeylere zararlı olabileceği bildirilmiştir. Çamaşır sularını kullanmadan önce, son kullanma tarihinin geçip geçmediğine bakılması ve geçmişse kullanılmaması faydalı olacaktır.

Çamaşırlar nasıl yıkanmalı?

Kirli çamaşırları, elinize alınca sallamayın. Virüslerin etrafa yayılmasına neden olabilirsiniz. Çamaşırları, mümkün olduğu kadar yüksek ısıda yıkamaya çalışın. Mümkünse, 60 derecede yıkamaya çalışın. Çamaşırları taşımak için kullandığınız sepetleri, hidrojen peroksit içeren çamaşır suları ile silebilirsiniz. Evde alerjik nezle ve astımı olan varsa, kokusu olan yumuşatıcı kullanmayın.

Halı ve perdeler nasıl temizlensin?

Mümkün olduğu kadar halı kaplı zeminler, halılar ve perdeler gibi yumuşak (gözenekli) yüzeyler için, varsa görünür kontaminasyonu gidermek gerekir ve bu yüzeylerde kullanım için belirtilen uygun temizleyicilerle temizlenmesi gerekir. Eşyalar yıkanabiliyorsa, eşyalar için en sıcak su ayarını kullanarak, eşyaları üreticinin talimatlarına uygun olarak yıkamak ve ardından eşyaları tamamen kurutmak gerekir.

Alerjik nezle ve astımı olan çocuklar, evdeki temizlikten nasıl etkilenmez?

Evde kaldığımız bu günlerde; çocukların da evde olması nedeniyle, temizlik yapılırken çok dikkatli olunması gerekir. Çünkü alerjik nezleli çocukların burunları, astımlı çocukların akciğerleri çok hassastır. Özellikle; klorlu çamaşır suları kokuları nedeniyle alerjik nezleli ve astımlı çocuklarda tetiklenme meydana gelebilir. Bunun sonucu olarak çocukta; burun tıkanması, hapşırmalar, nefes sıkışması ve öksürme görülebilir. Bu da, acil servise başvurmaya neden olabilir. Bu durum, şu anki dönemde riskli olacaktır. Bu nedenlerden dolayı; özellikle çocukların evde olduğu bu dönemde, çocukların temizlik yapılırken diğer odada olması ve kokusu az olan hidrojen peroksit içeren çamaşır suların kullanması çok faydalı olacaktır.

Ev temizliği için sirke kullansam olmaz mı?

Maalesef koronavirüs önlemlerinde, sirke önerilmiyor. Sirkenin zemindeki virüse karşı, yeterince etkili olmadığı bildirilmektedir.

Klorlu çamaşır suları nerelerde kullanılsın?

Klorlu çamaşır sularının, onda bir sulandırılarak, daha çok kan bulaşları veya tuvaletlerde kullanılması bu dönemde tercih edilebilir. Sulandırılan çamaşır suyunun da, 24 saat içinde kullanılması gerektiğini de unutmamak gerekiyor.

Bu haber 1428 kez okundu.
Çankırı Gündemi - 09:45 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
1
Çankırı'da Yeni Gün Gazetesi
Bizimle WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Powered by