Sumitomo Rubber Ako
Kapalı
  • EURO
  • DOLAR

Türkiye’de GDO’lu ürünlerin gıda amaçlı kullanılması ve üretimi yasak

Genetiği değiştirilmiş organizmaya sahip ürünler yani GDO ürünleri insan sağlığında hayati tehlikeler yaratmakta. Son zamanlarda çok konuşulan ve tartışılan GDO’lu ürünlerin pazar payı büyük ve halk bilinçsiz. GDO’nun zararının yanı sıra yararları da tartışılmaktadır. peki neden bu GDO’lu ürünler. Gıda Mühendisleri Esra Sarıkaya ve Berna Erol GDO’lu ürünler, denetimleri, fayda ve zararları gibi birçok konu […]
Çankırı'da Yeni Gün - Fatih KARTAL - Çankırı Gündemi - 11 Ekim 2021 09:31 A A

Genetiği değiştirilmiş organizmaya sahip ürünler yani GDO ürünleri insan sağlığında hayati tehlikeler yaratmakta. Son zamanlarda çok konuşulan ve tartışılan GDO’lu ürünlerin pazar payı büyük ve halk bilinçsiz. GDO’nun zararının yanı sıra yararları da tartışılmaktadır. peki neden bu GDO’lu ürünler.

Gıda Mühendisleri Esra Sarıkaya ve Berna Erol GDO’lu ürünler, denetimleri, fayda ve zararları gibi birçok konu hakkında gazetemiz Çankırı’da Yeni Gün’e açıklamalarda bulundular. Gıda Mühendisleri Sarıkaya ve Erol, GDO konusunu bütün detayları ile anlattı.

Genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) modern biyoteknolojiye göre insan dışındaki canlıların genetik materyali doğal yolla gerçekleşmeyecek bir şekilde genetik yapıları değiştirilmiş insan dışındaki canlı organizma olarak tanımlanmaktadır diyen Gıda Mühendisi Esra Sarıkaya, ”Günümüzde tarım, Dünya yüzeyinin yaklaşık %40’ını kaplamakta, su kaynaklarının %70’ini kapsamakta ve CO2 üretiminin %30’undan sorumludur. Gelecekte gıda ve yem üretiminde birçok zorlukla karşı karşıya kalınması beklenmektedir. Dünyada nüfus artışı, iklim değişikliği, ürünlerin korunmasında kimyasal madde kullanımının yasaklanması ve su kaynaklarının azalması gibi birçok faktör genetiği değiştirilmiş gıda üretimine yönlendirmektedir. Dünya da tür olarak en çok mısır, soya, kanola ve pamuk GDO’lu ürünlerin %99’unu oluşturur. Dünyada 192 ülkenin 167’sinde GDO’lu tarımsal üretim yapılmamaktadır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de GDO’lu ürünler nasıl denetleniyor?

Gıda Mühendisi Sarıkaya, ”Türkiye’de GDO ve ürünlerinin gıda amaçlı kullanılması GDO’lu üretim yapılması yasaktır. Türkiye’de bu mevzuat biyogüvenlik kanunu ve bu kanun kapsamını oluşturan biyogüvenlik kurulunun aldığı kararlar çerçevesinde yürütülmektedir.”  Ürün etiketlerinde GDO içeriği mevcut mu? Sorusuna ise Sarıkaya, ”64 ülkede genetiği değiştirilmiş gıdaların etiketlerinde bu bilginin yer alması hususunda zorunluluklar vardır bu ülkeler Fransa, Japonya, Malezya , Yeni Zelanda ve Avusturalya’dır.  Fakat ülkemizde GDO içeriği yazmamaktadır.” dedi.

GDO’nun potansiyel yararları ve zararları nelerdir?

GDO’lu besinlerin yararları ve zararlarının derecesi bilimsel açıdan net olmayacağı için potansiyel yarar ve zarar olarak anılmakta olduğunu belirten Gıda Mühendisi ve aynı zamanda Kimya Mühendisi olan Berna Erol, ”Başlıca potansiyel yararları; Dünya çapında artan kıtlık ile mücadelede bu ürünlerin kullanımı tarım ürünlerini daha dayanıklı hale gelmesini sağlamaktadır. GDO tuzluluk aşırı sıcak ve soğuk gibi zor şartlarda yetişen ürünlerin eldesi için çok önemlidir. GDO’lu ürünler üzerinde bilimsel olarak kanıtlanmış bir çalışma olmamakla birlikte kullanılan antibiyotik direnci ve alerji semptomlarının görülmesi gibi birçok insan sağlığını etkileyecek faktörlerin olacağı düşünülmektedir. Bir canlıdan başka bir canlıya gen aktarımı sebebiyle alerjik risklerin de bu şekilde aktarımı söz konusudur. GDO’lu ürün kullanımı tarımsal alanda, toprağın daha az kirlenmesine ,topraktaki su kaybının önüne geçerek su israfının engellenmesini sağlamanın yanı sıra toprakların sürme gereğinin ortadan kalkması ile beraber karbondioksit salınımını azaltmaktadır ve bunların yanı sıra işçilik, mazot maliyetlerini de düşünmektedir. GDO’ların en önemli riski, gen kaçışı olabilmesinden kaynaklı  biyoçeşitliliğin zarar görmesidir. GDO’ların çevreye bilinçsizce bırakılan, dışarıdan aktarılan genler rüzgar, tozlaşma gibi etmenlerle çevreye yayılır  bu nedenle genetiği değiştirilmemiş bitkilere bulaşması ile birlikte biyoçeşitliliğin bozulmasına neden olur. Gen kaçışını engellemek için üreticiye düşmektedir fakat bu iş maliyetlidir. GDO’lu ürünler için yapılan bazı araştırmalar doğrultusunda zirai ilaç kullanımını azaltmak yerine arttırdığını sadece zararlı canlıları değil yararlı canlıların da bu nedenle ölmesinin tarım ürünlerine zarar verdiğini, gen aktarımının toprağı temizlemek yerine daha çok kirlettiğini göstermektedir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmada bu tür gıdaların kısırlık, bağışıklık problemleri, hızlı yaşlanma, insülin seviyesinde düzensizliklere, başlıca organlar ile sindirim sistemini etkileyene bir çok sağlık problemine neden olduğu görülmüştür.” Diyerek ürünlerin hem zararlı hemde yarar sağlayan yanlarının olabileceğinin altını çizdi.

GDO’lu ürünlerin anlaşılması

Gıda Mühendisi Erol, ”Çok parlak ve ışıl ışıl görünen, pürüzsüz, yarasız, beresiz, kurtsuz olmaları, normalden büyük ve iri görünmeleri, olması gerekenden dayanıklı ve daha sert olması, günlerce açık havaya maruz kalmış sıcakta beklediği halde yumuşamayan büzüşmeyen çürümeyen sebze ve meyveler. Salatalık, biber , domates, gibi küçük çekirdekli ürünlerin içleri açıldığımda, kesildiğinde yada kırıldığında çekirdek miktarının az olması ya da him olmaması Çilek, armut, domates gibi yumuşak dokuya sahip olan ürünler ısırıldığında veya kesildiğinde katon yada kağıt keser gibi ses çıkaran ürünler doğal renleri yeşil olan gıda ürünlerini içi açıldığında görünen beyaz damarsı ve lekeli biçimde görülür. GDO’lu ürünler çoğunlukla ayırt edilebilecek özelliklere sahiptir. Bunlar düzgün olan yada yamuk yumrular halinde veya bir tarafı zayıf bir tarafı aşırı şişkin olan meyve ve sebzelerdir.Daha açık bir ifadeyle anlatmak gerekirse GDO’lu ürünler satışa sunulmadan önce mutlaka insan sağlığına verebileceği zararlar araştırılmalıdır ve öyle satışa sunulmalıdır. Çünkü kanserojen etki, kısırlık, ölü ve sakat doğumlar gibi etkileri tam kesinleşmemekle birlikte muhtemel riskler arasında yer almaktadır.  Sağlığın yanı sıra GDO’lu ürünlerin tohum bakımından kısırlaştırılması nedeni ile ekonomik kayıba neden olmaktadır.  Eğer sonuçları tam araştırılarak ileri sürülürse istenilen yönde ürünler elde edilmesinin yanı sıra hem insan sağlığı hem de ekonomik açıdan daha yararlı olacağı düşünülmektedir.” dedi.

Bu haber 213 kez okundu.
Çankırı Gündemi - 09:31 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
1
Çankırı'da Yeni Gün Gazetesi
Bizimle WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Powered by