Sumitomo Rubber Ako
20° Kapalı
  • EURO
  • DOLAR

Yaz aylarında beslenme nasıl olmalıdır?

Diyet yapmak çoğu insan için zor bir eylemdir. Her Pazartesi başlamak için verilen sözlerin ardından sonraki günlerde bir taneden bir şey olmaz denilerek hep bozulur. Fakat yaz aylarının gelmesiyle birlikte kilo vermek ve almak isteyen birçok kişi vardır. Bu konuda, yapılması gerekenleri Diyetisyen ve Yaşam Koçu Aybüke Hallaç anlatıyor. Diyet yapmak çoğu insan için zor […]
Çankırı'da Yeni Gün - Furkan Koçumoğlu - Bölgesel - 5 Temmuz 2022 18:15 A A

Diyet yapmak çoğu insan için zor bir eylemdir. Her Pazartesi başlamak için verilen sözlerin ardından sonraki günlerde bir taneden bir şey olmaz denilerek hep bozulur. Fakat yaz aylarının gelmesiyle birlikte kilo vermek ve almak isteyen birçok kişi vardır. Bu konuda, yapılması gerekenleri Diyetisyen ve Yaşam Koçu Aybüke Hallaç anlatıyor.

Diyet yapmak çoğu insan için zor bir eylemdir. Her Pazartesi başlamak için verilen sözlerin ardından sonraki günlerde bir taneden bir şey olmaz denilerek hep bozulur. Fakat yaz aylarının gelmesiyle birlikte kilo vermek ve almak isteyen birçok kişi vardır. Bu konuda, yapılması gerekenleri Diyetisyen ve Yaşam Koçu Aybüke Hallaç anlatıyor. Diyetisyen ve Yaşam Koçu Aybüke Hallaç diyet hakkında şu bilgilere yer verdi:

Aybüke Hallaç kimdir?

1998 yılında Ankara’da doğdum. Üniversiteye kadar eğitimimi Çankırı’da gerçekleştirdim. 2016 yılında Yakın Doğu Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik bölümünü kazandım. 2020 yılında mezun oldum. Şu an aktif olarak kendi kliniğimde çalışmaya devam ediyorum.

Diyetisyenliğe nasıl başladınız?

Çankırı Nevzat Ayaz Anadolu Öğretmen Lisesi mezunuyum. Lisedeki çok kıymetli biyoloji öğretmenim Aycan Sezgin, mesleğin bana uygun olabileceğini ve araştırmamı söyledi. Araştırdıktan sonra ben de mesleğin kesinlikle bana uygun olduğuna karar verdim. Bu doğrultuda ilerleyip üniversite tercihlerimde bulunan tek bölüm oldu. Stajlarımı tamamlayıp üniversiteyi bitirdikten sonra birkaç ay toplu beslenme alanında çalıştım. Sonrasında da kendi ofisimi açıp çalışmaya başladım.

Sağlıklı beslenme nedir?

Aslında ‘sağlıklı beslenme’ kavramını doğru yorumlayabilmek için önce ‘sağlık’ kavramının tam olarak bilinmesi gerekiyor. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) sağlığın tanımı için, “Sağlık, sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir.” der. Buradan yola çıktığımızda ‘sağlıklı beslenme’ de aslında popüler diyet akımlarına kapılıp, kendi beslenme rutinimizden çok uzağa gittiğimizde elde edebileceğimiz bir şey değildir. Sağlıklı beslenme; bütün besin gruplarından yeterli ve dengeli bir şekilde almak demektir. Vücudumuzun ihtiyacı olan makro ve mikro besin ögelerini alabilmek, enerji ihtiyacımızı karşılayabilmek için sağlıklı beslenmeye ihtiyacı vardır. Demin de değindiğim gibi popüler diyet akımlarıyla (örneğin su diyeti, protein ağırlıklı beslenmek vb.) ne yazık ki bunu sağlayamayız. Her zaman söylerim; “Her şeyden yiyeceğiz ama hepsini yemeyeceğiz.”

Diyet deyince akla ilk önce yemeklerden uzak kalmak gelir. Peki bu doğru mudur?

İnsanlarda ‘diyet fobisi’ oluşturan düşünce tarzı tam olarak bu herhalde. Az önce de söylediğim gibi vücudumuzun belirli makro ve mikro besin ögeleri alabilmesi ve enerji ihtiyacımızı karşılayabilmek için aksine her çeşit yemekten yiyip dengeli beslenmemiz gerekiyor.

Diyet sırasında sıklıkla yapılan hatalar nelerdir?

İlk sırada kendimizi aç bırakmamız gelir şüphesiz. Bu süreci alınan kilolar nedeniyle pişmanlıkla vücuttan acısını çıkarmaya çalışmak yerine bir diyetisyen desteği alıp birlikte ilerlememiz gerekir. Çünkü böyle başlayan diyetlerin sonucu ne yazık ki hep hüsran olur. Neticede insan olduğumuz için çok yasaklı beslenme düzenleri ya da kendimizi aç bırakmanın bize yarardan çok zararı vardır. Bunun dışında bu süreçte en etkili unsurlardan biri diyetteki çevredir. Elbette hepimizin başından geçmiştir. Tam diyete başlamışken çevrenizdekilerden “Ye biraz, senin diyete ihtiyacın mı var?”, “Hani hiç kilo verememişsin?” gibi demoralize edecek cümleler duymak, diyet motivasyonunu kaçırabilir. Danışanlarıma da her zaman söylerim, diyetiniz bittikten sonra diyette olduğunuzu söyleyin diye. Bir diğer yapılan hata hızlı yemek yemek. Beyne tokluk sinyallerinin gidebilmesi için belirli bir süre geçmesi gerekiyor. Yavaş yemeye özen gösterilmeli.

İnsanlar kendilerini diyet sürecine nasıl hazırlamalılar?

Diyeti bir zorunluluk haline getirip kendimize psikolojik baskı kurmak yerine bu süreçten keyif aldığımızda, aslında doğru beslenmeyi bu süreçte öğreneceğimiz ve geri kalan yaşamımız boyunca uygulayabileceğimizi düşündüğümüzde kendimizi hazırlamış oluruz.

Yeme bozukluğu olan bir kişi nasıl diyet yapmaya başlamalıdır?

Yeme bozukluğu multidisipliner bir şekilde çalışılması gereken bir rahatsızlık. Diyetisyen, doktor ve psikologla birlikte çalışılması gerekiyor. Öncesinde hangi aşamada olduğu belirlenmeli, ona uygun tedaviler yapılıp psikolojik olarak sürece hazırlandıktan sonra diyete başlanmalı.

Kilolu olduğunu düşünen insanlar çabucak bu kilolarından kurtulmak isterler. Hızlı kilo vermenin sağlığa olan etkileri nelerdir?

Kesinlikle hatalı bir tutum. Çünkü hızlı kilo verildiğinde vücut buna adapte olamayacaktır. Aşırıya kaçan yasaklamalara bir süre sonra psikolojik olarak dayanamayıp sonrasında daha fazlasıyla yenilmeye başlanacaktır. Dolayısıyla daha hızlı bir şekilde kilo alımı gerçekleşecektir ve zamanla metabolizma da yavaşlayacaktır. Kabızlık yaşanması da muhtemel olasılıklar arasındadır. Aynı zamanda vitamin mineral eksikliğine bağlı olarak enerji düşüklüğü, saç dökülmesi gibi sorunlar da ortaya çıkar. Bunun dışında özellikle tansiyon, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olanların bu şekilde diyetler yapması sağlığı açısından da oldukça zararlıdır. Hipotansiyon, hipoglisemi gibi ataklar geçirilebilir. Hızlı kilo kaybıyla birlikte kas kaybı da kesinlikle yaşanacaktır. Bu normal düzeyin üzerine çıktığında organ fonksiyonlarını da etkiler.

Diyet yaparak kilo vermek ya da almak isteyen danışanlarınız bu süreçte ne kadar başarılı oldular?

Birçoğunun mutlu bir şekilde süreci tamamladığını söyleyebilirim.

Havaların ısınmasıyla beraber birçok insanın uzun kollu ve kalın kıyafetlerden kurtulduğunu görüyoruz. Bu da daha fit bir görünüm sağlamayı düşündürüyor. Peki yaz aylarında nasıl beslenmek gerekir?

Evet, yaz aylarında beslenme düzeni de değişebiliyor. Öğün atlanmaması çok önemli. Güne mutlaka kahvaltıyla başlanmalı. Sıcak artışıyla birlikte vücudumuzda daha fazla sıvı kaybı olduğu için bunu da telafi etmemiz gerekiyor. Bol bol su için. Yaz meyvelerinin güzelliği zaten tartışılmaz. Günlük beslenme düzeninize 2-3 porsiyon meyve mutlaka ekleyin. Tabii, porsiyon kontrolünü elden bırakmadan. Yaz aylarında uyku düzeni genel olarak değiştiği için bu da dikkat edilmesi gereken bir konu. Kaliteli uyuyamadığımız zaman da metabolizmamız etkilenecektir.

Yaz aylarında tatil sezonunun da açılmasıyla fazla kilolardan kurtulup tatile gitmek isteyen birçok kişi var. Nasıl bir yol izleyerek kilo vermeliler?

Tabii, kim istemez ki. Verilmesi gereken kilo miktarına göre süreci ayarlayıp, en uygun beslenme programıyla birlikte sürece başlanması gerekiyor. Fakat yaz bitince tekrardan kilo alıp aynı sürece girmek kesinlikle doğru değil. Bu nedenle beslenme düzenine adapte olup, hayata yerleştirilebilmesi için bir süre çalışılması gerekiyor.

Kilo vermek kadar almak da çok zordur. Yaz için kilo almak isteyen bireyler nasıl bir yol izlemeliler?

Kahvaltıyı kesinlikle ihmal etmeyin. Hem kilo verme hem kilo alma sürecinde bu çok önemli. Klasik kahvaltıları yaz için uygun bulmuyor olsanız bile, farklı alternatiflerle mutlaka kahvaltı yapılmalı. Diğer ana öğünlerin de atlanmaması gerekiyor. Yemek yerken besinlerin hacmi aynı kalsa bile kalori olarak artırılması gerekiyor. Örneğin 4 kaşık makarna yenilecekse yine o yenilsin fakat içine farklı bir sos koyarak kalorisini artırabilirsiniz. Protein miktarı kilo almada da oldukça önemli. Günlük protein ihtiyacının mutlaka karşılanması gerek. Karbonhidrat tüketirken rafine karbonhidratları değil, kompleks karbonhidratları tüketirseniz kilo alımınız sağlıklı bir şekilde gerçekleşir. Yani demek istediğim şeker, beyaz un gibi gıdalar yerine tam tahıllar, kuru baklagiller ya da meyve karbonhidrat kaynağı olarak seçilebilir. Meyve demişken mutlaka günde en az 2-3 porsiyon meyve yemeye özen gösterin.

Sporcular için yaz ayları nasıl geçirilmelidir?

Sporcular için beslenmeyi spor öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırabiliriz. Spor öncesinde mutlaka hafif bir şeyler yenilmesi gerekiyor. Bunun nedeni spordan sonra bitkinlik, enerji düşüklüğü, hipoglisemi gibi durumlar yaşanmamasıdır. Öğünlere mutlaka sebzeleri de meyveleri de ekleyin. Vitamin mineral düşüklükleri enerjinizi etkileyecektir. Spordan sonra karbonhidrat ve proteini birlikte almak sizi iyi hissettirecektir. Örneğin bir bardak kefir ve yanında bir meyve tüketebilirsiniz. Yeteri kadar su tüketimi yine sporcular için de özellikle yaz aylarında çok önemli. Sıvı kaybıyla birlikte elektrolit kaybı yaşamamak adına mutlaka su tüketimi sağlanmalı.

Kış aylarında danışanlarınıza verdiğiniz yemek liseleri yaz aylarında verdiklerinize benziyor mu? Ne kadarı benziyor?

Elbette benzeyen yönleri var. Sadece mevsime göre yetişen sebze/meyve türleri değiştirdiği için listelerde bunlara dikkat ediyoruz. Mevsime göre beslenmeye özen gösteriyoruz.

Diyet esnasında kullanılan ek gıdalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Diyet sırasında ihtiyaç durumuna göre takviye kullanılabilir. Diyete başlamadan önce mutlaka kan tahlillerini istiyoruz zaten. Eksik vitamin/mineral varsa duruma göre ilerliyoruz. Ya da örneğin balık tüketmekten hoşlanmayan biri için omega3 veya bağırsak sisteminde sorun olan birine probiyotik mantıklı bir seçenek olabilir.

Yaşam için gerekli temel gıda olan suyu yaz aylarında ne kadar tüketmeliyiz?

Günlük olarak kg başına 30 ml su tüketimi mutlaka olmalıdır.

Yetişkinlerin yanı sıra çocuklar da yaz aylarından çok etkilenirler. Peki çocuklar yaz aylarını nasıl beslenerek geçirmeli?

Sıcakların artmasıyla birlikte çocuklar yemek yemek istemiyor. Evet, elbette yemek yemek için çocuklar çok zorlanmamalı ama dikkat etmemiz gereken birkaç nokta var. Öncelikli olarak çocuklar büyüme ve gelişme çağında olduğu için protein, kalsiyum, demir alımları oldukça önemli. Bunun için kahvaltı mutlaka şart. Sonrasında eğer ana öğün olarak bir öğün tüketmek istemiyorsa da mutlaka ara öğünlerle beslenmesini destekleyin. Örneğin aralarda meyve verilebilir. Su tüketimine dikkat edin. Bu dönemde çocuklar evde oldukları için markete daha sık gidecek ve paketli gıdalara ilgisi daha çok artacaktır. Olabildiğince onu zorlamadan bunun önüne geçmeye çalışın. Evde kendi çeşitlendirdiğiniz, seveceği türden yiyecekler yapmaya özen gösterin.

Bu haber 741 kez okundu.
Bölgesel - 18:15 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
1
Çankırı'da Yeni Gün Gazetesi
Bizimle WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Powered by