Sumitomo Rubber Ako
Kapalı
  • EURO
  • DOLAR

Yeşeren çeltik umudu da yeşertiyor

Çankırı’da Yeni Gün Karadayı Köyü sakinlerinden çiftçi Osman Bulut pandemi sürecinde çiftçinin durumu ve pirinç tarımı hakkında açıklamalarda bulundu. Pandemi sürecinde çiftçinin çok zor durumda kaldığını belirten Çiftçi Osman Bulut, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bizim bulunduğumuz konumda yani Karadayı Köyü ve çevresinde çiftinin durumu kötüye gidiyor. Burada çiftçilik yapmakta olan köy sakinlerinin çoğu ve […]
Çankırı'da Yeni Gün - Bölgesel - 8 Mart 2021 09:25 A A

Çankırı’da Yeni Gün

Karadayı Köyü sakinlerinden çiftçi Osman Bulut pandemi sürecinde çiftçinin durumu ve pirinç tarımı hakkında açıklamalarda bulundu.

Pandemi sürecinde çiftçinin çok zor durumda kaldığını belirten Çiftçi Osman Bulut, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bizim bulunduğumuz konumda yani Karadayı Köyü ve çevresinde çiftinin durumu kötüye gidiyor. Burada çiftçilik yapmakta olan köy sakinlerinin çoğu ve ben Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇEKASE) kayıtlıyız. Tarım Müdürlüğü’nde bulunan bu sistemde bu olumsuz gidişattan dolayı yaklaşık Karadayı’nın yüzde 50’lik kısmı ÇEKASE’den ayrıldı. Ne kadar zor bir dönemden geçtiğimizi hepimiz çok iyi biliyoruz. Ürünlerimizin ekim aşaması ne kadar zahmetli olsada verim aldığımızda herşeyin düzeleceğini umut ediyoruz. Devletin bize destek olmasını umut ediyoruz. Ülkedeki ekonomik krizden dolayı mı yoksa Koronavirüs salgınından dolayımı destek alamıyoruz biz bilmiyoruz ve öğrenmek istiyoruz. Gübre fiyatları tarımda kullandığımız aletler hayvan yemlerine gelen zamlar bizi olumsuz yönden etkiledi. Köylerimizde gereken bakımı göremiyoruz. Eğitim imkanlarının yetersiz olduğunu düşünüyoruz. Çocuklarımızı daha iyi bir eğitimle büyükmeyi çok istiyoruz.

Pandemi çiftinin kanayan yarası oldu

Pandemi döneminde yaşadıklarımızdan çocuklarımızda çok kötü etkilendi. Karadayı Köyü’nde ihtiyacımız olan öğretmen açığı kapatılmıyor. Okulda henüz bir hizmetli yok. Gerekli değer gösterilmiyor. Çünkü gün içerisinde ihtiyaçlarınızı karşılamak için bir markete gittiğinizde dokunduğunuz her şey bir çiftçinin elinden geçiyor. Ben mesala zor durumda kalsam altı ay boyunca burada bulgur pilavı ve soğan yerim ve asla şikayet etmem. Ama başka birisi kendisi ne kadar çabalasada çocuğuna bir yerden sonra yedirmek istemez. Bunun sebebide çiftçiye değer verilmemesidir. Bu tamamen benim kendi yorumum. Vergiler fazla geliyor. Yağ fiyatlarının bu kadar artarken çaya neden zam gelmez bunuda anlamış değilim. Fiyatlar çok cep yakıyor. Çankırı Merkez’e indiğim zaman bir pazarlık teklifi sunduğumda veya indirim istediğimde barkod okumuyor cevabını alıyorum. Bu katı cevaplar ile karşılaştıkça zamanla insanlığın öldüğünden emin oldum. İnsanlığın artık üretimde ve ticarette yeri yok. Neden benim çocuğum şehirdeki çocuktan farklı büyüsün? Benim çocuğum bir doçent bir mühendis bir doktor olamaz mı? Daha lise çağına geçip iki ile ikiyi toplayamayan çocuklarımız var. Köyümüzde eğitimin biraz daha denetimli olmasını çok isterdim. Koronavirüs döneminde çocuklarımız eğitimden tamamen koptu. Bu dönemde onlara bahane oldu ve kendilerini geliştiremeden çok zaman kaybettiler. Koronavirüs döneminde okula gidemeyen öğrenciler evlerde kendilerini geliştiremedi. Zamanlarını hep boşa harcadı. Biz hiç bir zaman boş durmayı sevmeyen çalışkan bir milletiz. Vatana millete hayırlı evlat yetiştirmek bizim için en önemli hedeftir. Nasıl emeğimizle topraktan ekmeğimizi kazanıyorsak gelecek nesilleri bu vatana hayırlı birey olması içinde çalışmalıyız. Geleceğimiz evlatlarımızın elinde. Onlara sahip çıkmaz bizim görevimiz. Pirinç hasadından bahsedecek olursam ekmek teknemizdir. Su içinde bataklıkta yetişen tek tahıl bitkisi olarak bilinen pirincin ekiminden hasadına, kurutulmasından fabrikada işlenerek satılmasına ve pilav olarak sofralarda yer almasına kadar tüm aşamaları, birbirinden zahmetli uğraşılarla gerçekleştiriliyor. Önceki yıllarda dünya genelinde yaşanan sıkıntılarla gündemden düşmeyen pirinç, dünya tarımı kadar Türk tarımı için de stratejik önemi gittikçe artan bir ürün olma özeliğini sürdürüyor. Ekimiyle uğraşanların saatlerce su dolu tarlalarda çalıştığı pirinç, yetişmesi için uygun koşullar sağlandığında üreticisinin de yüzünü güldürüyor. Karadayı’da çiftçilerin pirinç yetiştirmek için yaptığı zahmetli çalışmalar, mayıs ayının son haftalarında tarlanın hazırlanmasıyla başlıyor. Çeltik (kabuğu ayıklanmamış pirinç) tohumu eken çiftçiler, önce tarlalarındaki keşan adını verdikleri büyük kare şeklinde alanları, kullanımı son yıllarda giderek yaygınlaşan makineler yardımıyla ekim için hazırlıyor. Daha sonra hazırladıkları keşanların içine su salarak bütün tarlanın su tutmasını sağlayan çiftçiler, tarlalar tamamen su ile bataklık haline gelince çeltikleri saçarak toprakla buluşturuyor. Su içinde bataklıkta yetişen tek tahıl bitkisi olarak bilinen pirincin yolculuğu da böylelikle başlıyor.

Çeltiğin pirince dönüşmesi için başlayan bu yolculuk büyük özveri ve zahmeti de beraberinde getiriyor. Her aşamasında tohumlar tutmaya başladığında bataklık ve sulak alanın üzerinde yetişen bitkileri gören üreticinin de umudu yeşermeye başlıyor. Sürekli bakım ve su isteyen çeltikte hastalık ve yabancı ot olmasın diye ekimden yaklaşık 2 ay sonra ilaçlama dönemi başlıyor. Mevsim şartları normal seyreder ve kuraklık yaşanmaz, bol su da olursa üründe kalite ve artış sağlanmış oluyor. Yetişmesi ve başak olgunluğunu yaklaşık 5 ayda tamamlayan çeltik yetişirken sürekli tarlalar su altında bırakılıyor, belirli olgunluğa erişen çeltikleri biçerdöverlerle hasat edilerek kurutuluyor. Son aşamada pirinç fabrikalarına satılan çeltikler, kabuklarından ayrılıp pirinç haline getirerek tüketicilerle buluşuyor.

Pirincin sadece Türkiye için değil dünya için stratejik bir ürün olduğunu kaydeden Bulut, şöyle konuştu: “Bölgemiz çeltik yetiştiriciliği için çok uygun. Ovalarının sulak alanlarında çok kaliteli pirinç elde ediliyor ancak bu yıl yaşanan meteorolojik ve pandemi şartları üretimi etkiledi. Yaşanan pandemiden dolayı çeltik tarlalarına istenildiği gibi su salımı yapılmadı. Bu da üründe verim düşüklüğüne neden oldu. Biz çiftçiler olarak elimizden gelen herşeyi sonuna kadar yapmaya hazırız. Ekim zamanı geldiğimde canımızı dişimize katıp var gücümüzde tüm emeğimizle bu işe en baştan başlıyoruz. Pirinç mevsimi ekim ayında başlar.  Pandemi çiftinin kanayan yarası oldu” ifadelerine yer verdi.

Haber: Sedat Osman KOÇ

Bu haber 821 kez okundu.
Bölgesel - 09:25 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
1
Çankırı'da Yeni Gün Gazetesi
Bizimle WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Powered by